Salı, 04 Rabi' al-thani 1440 | 2018/12/11
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
İskandinavya
Medya Bürosu

No: İS–BA–2018–MB–TR–05 H. 12 Zilka’de 1439
M. Çarşamba, 25 Temmuz 2018

İmam Yasası, İslam Karşıtlığı Suçlamasıyla Test Ediliyor

24 Temmuz 2018’de savcılık, Cuma günkü vaazda Yahudilerin öldürülmesine ilişkin bir hutbe irat ettiği için İmam Yasası olarak bilinen Ceza Yasası’nın 136. Maddesinin 3. bendi uyarınca bir imam hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.

Mart 2017’de Kopenhag’ın Nørrebro semtindeki Mescit El Faruk’ta irat edilen söz konusu hutbenin konusu, Arap Birliği zirvesiydi ve hutbe, zirvenin sonuç bildirisine siyasi bir yorum getiriyordu. Suçlamalara yol açan hutbenin içeriği, Yahudilerin Filistin işgalini ele alıyordu. Hutbe, genel olarak Yahudiler hakkında yorumlanamaz ya da işgal altındaki kutsal Filistin toprakları dışında başka bir yerle ilişkilendirilemez. Hutbe, askeri işgal için yegâne çözümün cihat olduğu söylemiyle son buluyordu. Cihat, işgali ortadan kaldırmak için nizami askeri çatışmadır.

Bu konuda Hizb ut Tahrir / İskandinavya olarak biz, aşağıdaki noktaları açıklamak isteriz:

- “İsrail” olarak adlandırılan kutsal Filistin topraklarının gayri meşru işgalcisinin kesinlikle yaşam hakkı yoktur. Müslümanların bu cani varlık karşısında İslam’ın net pozisyonunu ifade etmeleri sadece bir hak değil aynı zamanda bir farzdır. Bu cani varlık yeryüzünden askeri güçle yok edilmelidir. Samimi her Müslümanın bakış açısı böyledir. Binlerce yasa tasarıları veya tehditler bu gerçeği değiştiremez. Aslında yargılanan, Filistin işgaline karşı İslami pozisyon ve hutbede geçen Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in hadisidir.

- Filistin işgalcisi Yahudi varlığının sivillere yönelik işlediği katliam, işkence, terör, kıyım ve yıkıma rağmen Danimarka devletinin, acımasız Filistin işgalcisini koşulsuz olarak desteklemesi ne şaşırtıcıdır ne de yeni bir şeydir. Savcının, anti-İslam yasasını test etmek için açık ve net hutbeyi bağlamından çıkarıp saptırması tam bir saçmalıktır.

- Toplumdaki kitleler ya da gruplar, yanlış algıya sürüklendi. Örneğin İslam’ın Danimarka’daki Yahudileri öldürmeye teşvik ettiği algısı, sözde uzmanlar, popülist politikacılar ve şimdi de hutbeyi bağlamından çıkarıp saptıran savcıdan kaynaklanıyor. Dolayısıyla, toplumda yayılan bu yanlış anlayışın tek sorumlusu bunlardır.

- Irkçılık, dini savaşlar, etnik temizlik ve zulümle özdeşleşen Avrupa’nın aksine İslam uygarlığı, bu azınlıkları asırlarca korumuştur. Hilafet, Avrupa’da kitlesel katliamlara maruz kalan Yahudileri ülkeye alıp barınak sağlamıştır. Dünyanın en eski Hıristiyan ve Yahudi toplulukları ve İslam dünyasında bulunan mabetleri, bu gerçeğe şahitlik etmektedir.

- Danimarka meclisinin nefret vaizleri, kendileri gibi düşünmelerini sağlamak ve duymak istediklerini söylemeleri için ülkedeki Müslümanları İmam Yasası ve diğer girişimlerle korkutmak istiyor. Bu ve benzeri ayrımcı yasalar, zayıf değerleri nedeniyle İslam’la mücadelede Batının entelektüel yetersizliğini ortaya koyar. Bu nedenle tüm Müslümanlar, sapasağlam durmalı ve İslam ile gurur duymalıdır. İslam düşmanı yasalara karşı direnç göstermeli ve nefrete maruz kalsalar da hakkı söylemelidir.

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
İskandinavya
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Telefon: 
www.hizb-ut-tahrir.dk
E-Mail: [email protected]

Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER