Salı, 12 Rabi' al-awwal 1440 | 2018/11/20
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

بسم الله الرحمن الرحيم

Piyasa Yapıcıları Mekanizması IMF’ye İpoteğin Bir Zinciridir, Tek Çare Hilafet Devletinde Uygulanan İslam Nizamıdır

04 Ekim 2018 Perşembe günü Sudan Merkez Bankası, “Döviz Kuru Mekanizması” daha sonra da “Piyasa Yapım Mekanizması” olarak adlandırılan 9 Eylül 2018 tarihli bir genelge yayınladı. Genelge uyarınca bankanın önceki 10 ve sonraki 3 ek genelgesi iptal edildi. Sonuncu genelge, 7 Ekim 2018 Pazar gününden başlamak üzere bağımsız bir döviz kuru mekanizması kurulmasını öngörüyor. İlk işlem gününde mekanizma, Cüneyh’in değerini yüzde 60 oranında düşürdü. Kuru 29,5 yerine 47,5 Cüneyh olarak belirledi. Bu adım parasal genişlemenin yüzde 70 oranında arttığı ve enflasyonun yüzde 67’lere ulaştığı bir zamana rastlamaktadır. Öte yandan hükümet, 100 Cüneyh’lik banknot basmaya başladı. Başbakan, 08 Ekim 2018 Pazartesi günü mecliste yaptığı konuşmada, Sudan Merkez Bankası, banknot matbaasını maksimum düzeyde yeniden aktif hale getirdi. Ülke dışında basılan banknotların ilk sevkiyatı önümüzdeki 48 saat içinde elimize ulaşacak.dedi. [09.10.2018 Ahbar El yevm]

Bu icraatlar karşısında Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti olarak biz şu gerçeklere vurgu yapmak isteriz:

Birincisi: Bu finansal politikaların kaynağı, hükümetten serbest döviz kuruna geçilmesini isteyen IMF’dir. IMF’nin Sudan ekonomisine ilişkin yayınladığı 2017 yılı raporunda Merkez Bankası ve piyasadaki döviz kurunun aynı olması, dış dengesizlikleri azaltmanın, rekabet kapasitesini güçlendirmenin, yatırım ve finansal gelirleri artırmanın anahtarıdır. denildi. [Şarkul Avsat] Hükümetin IMF’ye olan tam sadakati, ülkeyi tahribat ve yıkıma sürüklemiştir. Öyle ki üretim kesintiye uğramış, ülkenin zenginliği ipotek altına alınmış, altın, petrol ve maden kaynakları yağmalanmış, kredi ve faizi 56 milyar dolara ulaşmıştır. Başbakan, El Müstakil gazetesine verdiği röportajında faizin her saat 334 bin dolar arttığını söyledi. Dahası IMF, serbest döviz kuru talebiyle aslında yağmacı küresel şirketlerin ülkeye girişine hazırlık yapmak ve yatırımın artması adı altında yoksulluğu yerleştirmek istemektedir!

İkincisi: Bir yıl içinde malların fiyatları ikiye, gıda fiyatları da üçe katlanmışken hükümet, finansal gelirleri yani vergileri artırmak bahanesiyle üretim ve üreticiler ile mücadele politikası gereği serbest kur sistemine geçiyor. Sonra da para basmak suretiyle bütçe açığını finanse etme politikası güdüyor. İnsanların malları ve emeklerini çalmakta ustalaşıyor. Bu, ekonomik krizden kurtulma bahanesiyle fakir ve yoksuldan başlamak üzere ülke halkı için idam sehpaları kurmak anlamına gelir!

Üçüncüsü: Bu zengin ülkeyi başarısız kılan ve yoksullaştıran şey, kapitalist sistemin uygulanması ve IMF gibi kurumların otoritesidir. Kapitalist sistemde devlet, haraççıdır, insanların işlerini gütmekle hiçbir ilgisi yoktur. Sermayedarların güdümündedir. Altın ve gümüş yerine dolara dayalı banknotlar, krizinin nedenlerinden biridir. Faiz temelli krediler ve hizmetler, servetlerin daimî kanaması, başkalarına kulluğun bir fotoğrafıdır.

Ey Sudan halkı! Bu sözde mükerrer çözümler, hayatınızı sadece zindan dönüştürecektir. Bu yöneticiler ve statükocu politikacılardan ise asla medet umulmaz. Çünkü belanın başıdırlar ve onlara başvurmak sadece bu krizlerin nedeni olan kapitalist düşünceyi perçinler.

Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti olarak biz, sizi İslam’a davet ediyoruz. Yaşadığınız bu sıkıntılı hayat ve yinelenen krizlerin nedeni, yüce vahiy, İslami sistemler ve Şeriat yerine kafir Batı sistemleri ve kanunlarını tercih etmenizin bir meyvesidir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

ذَلِكَ بِأَنَّ اللَّهَ لَمْ يَكُ مُغَيِّراً نِعْمَةً أَنْعَمَهَا عَلَى قَوْمٍ حَتَّى يُغَيِّرُوا مَا بِأَنْفُسِهِمْ وَأَنَّ اللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌBunun sebebi şudur: Bir toplum kendilerinde bulunan (iyi davranışlar)ı değiştirmedikçe, Allah onlara verdiği bir nimeti değiştirmez ve şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.[Enfal 53] Bu nedenle, bu yaşamı düzeltmek için yapılacak gerçek değişim, ancak yüce vahyi, İslam Şeriatını uygulamakla, kafir Batı ve kurumlarının kellesini kesmekle olur. Yakında bu İnşaAllah Müslümanların devletinin gölgesinde altında, zamanı gelen Hilafet altında mutlaka vuku bulacaktır. Kuşkusuz gerçek değişim farzdır ve bir vaattir. Çalışanlar işte bunun için çalışsın.

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Sudan Vilâyeti


H. 3 Safer 1440
M.  Cuma, 12 Ekim 2018

Ortam

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER