Cuma, 08 Rabi' al-awwal 1440 | 2018/11/16
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

Suriye Vilayeti: Sarmada'da Sessiz Yürüyüş; "Soçi Akan Kanlarımızı Heder Ediyor ve Düşmanımızı Koruyor!"

  • Kategori Suriye
  •   |  

Suriye Vilayeti: Sarmada'da Sessiz Yürüyüş;
"Soçi Akan Kanlarımızı Heder Ediyor ve Düşmanımızı Koruyor!"


Hizb-ut Tahrir Suriye Vilayeti, Sarmada'da Türk konvoyunun geçisi esnasında "Soçi Akan Kanlarımızı Heder Ediyor ve Düşmanımızı Koruyor!" başlıklı sessiz bir gösteri düzenledi.

Pazartesi, 27 Safer 1440 H - 05 Kasım 2018 M

Devamını oku...

H.1439 - M.2018 Hilafetin Yıkılışını Anma Faaliyetlerinin Kapsamlı Raporu DVD'si

H.1439 - M.2018 Hilafetin Yıkılışını Anma Faaliyetlerinin Kapsamlı Raporu DVD'si

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi, takipçilerine ve ziyaretçilerine H.1439 - M.2018 Hilafetin Yıkılışını Anma Faaliyetlerinin Kapsamlı Raporu DVD'sini sunmaktan mutluluk duyar.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Arşiv ve Yayıncılık Bölümü tarafından hazırlandı.

DVD'yi indirmek için:

1. Bölüm için TIKLAYINIZ

2. Bölüm için TIKLAYINIZ

Kampanya Sayfası İçin TIKLAYINIZ

 cover2

 

Devamını oku...

Hizb-ut Tahrir / Hindistan'ın Hint Yarımadası: Birinci Dünya Savaşı'nın yüzüncü yılını ve Hilafet'in (Halifelik) yıkılışını gösteren büyük bir kampanya

  • Kategori Hindistan
  •   |  

WW1Caliphate Logo

Hizb-ut Tahrir / Hindistan'ın Hint Yarımadası:

Birinci Dünya Savaşı'nın yüzüncü yılını ve Hilafet'in (Halifelik) yıkılışını gösteren büyük bir kampanya

Hindistan Yarımadası'ndaki Hizb-ut Tahrir, Birinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin yüzüncü yılının anıldığı günlerde ktlesel bir kampanya düzenledi. Bu, Hilafetin kaldırılmasıyla sonuçlandı ve İslam'ın sütunlarının tahrip edilmesiyle sonuçlandı. Allah Resulu Sallallahu Aleyhi VesSellem tarafından kurulan devlet, zalim Hüseyin bin Ali ve onun çocukları tarafından temsil edilen bir avuç Arap hainler ve yüzyılın mücrimi Mustafa Kemal'in temsil ettiği bir avuç Türk hainleri eliyle yıkıldı.

İslam ve Müslümanların mesajının başarısı için Allah Subhanehu ve Teala'ya niyaz ediyoruz

Daha fazla bilgi için Facebook sayfasını ziyaret ediniz

Pazartesi, 04 Rebiul Evvel 1440 H - 12 Kasım 2018 M

 

- Kamuoyunu Bilinçlendirme Kampanyası ve Hedefleri -

Tanıtım - Dünya Savaşı hakkında gizli gerçekler!

Tanıtım - Dünya Savaşı ve Hilafet

Tanıtım - OSMANLI HİLAFET DEVLETİ NEDEN SAVAŞA GİRDİ?

Tanıtım - HİLAFET NEDİR?

Devamını oku...

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Kadın Kolları “Aile: Zorluklar ve İslami Çözümler” Uluslararası Konferansı - Konuşmalar Kitapçığı

  • Kategori Kitaplar
  •   |  

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Kadın Kolları
“Aile: Zorluklar ve İslami Çözümler” Uluslararası Konferansı
Konferans Konuşmaları Kitapçığı

Cumartesi, 18 Saferul Hayr 1440 H. 27 Ekim 2018 M

Okumak için: TIKLAYINIZ

Kaydetmek için: TIKLAYINIZ

Yazıcı uyumlu format için: TIKLAYINIZ

Aile Zorluklar ve Islami Cozumler 1

 

Aile Zorluklar ve Islami Cozumler 2

 

Aile Zorluklar ve Islami Cozumler 3

 

Devamını oku...

İnsanlar Soğuktan Üşürlerken… Hurma Ağaçlarının Isıtılması!

  • Kategori Haber ve Yorum
  •   |  

Haber-Yorum

İnsanlar Soğuktan Üşürlerken… Hurma Ağaçlarının Isıtılması!

Haber:

Türkiye’deki muhalefet partisi İyi Parti’nin Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında konuşurken, ülkedeki ekonomik durumun bozulmasına ve işsizlik oranı ile enflasyonun yükselmesine neden olan Recep Tayyip Erdoğan’ın politikalarına saldırdı.

Muhalefet lideri, cumhurbaşkanlığı sarayındaki hurma ağaçlarının ısıtılması için önerilen bir tertibata değindi. 

Akşener şöyle dedi: “Türkiye’deki enflasyon oranı yüzde 26‘yı aşarken işsizlik oranı ise yüzde 11’i geçti. Türkiye vatandaşlarının yüzde 50’sinin yoksullaştığı bir dönemde Erdoğan önerilen çözümleri görmezden gelmeye devam ediyor.”

Türkiye’nin, Cumhurbaşkanlığı sarayının bahçesinde bulunan hurma ağaçlarını ısıtma cihazlarını ithal etmesi niyetini kınayarak şöyle ekledi: “Şaşırdınız değil mi? Ama vatandaş bu kış nasıl ısınacak, bunu düşünmüyorlar. AK Parti’ye oy vermiş aziz vatandaşlarım, bu iktidar sizin bildiğiniz iktidar değil artık. Cumhurbaşkanlığı sarayındaki hurma ağaçları bu kış üşüyecek olan vatandaşlardan daha önemli.” (Hürriyet Gazetesi aktardı.)

Türkiye yıllardır en kötü ekonomik kriz yaşıyor. Türk Lirası bu yıl içerisinde yüzde 40 değer kaybetti.

Aynı zamanda Ankara, dış borçlarının yaklaşık 179 milyar dolarını ödemek zorunda. Yani bu da gelecek 12 aylık dönemde ülkenin ekonomik üretiminin yaklaşık dörtte birine eşdeğerdir. Bu ise geçen Eylül ayında yayınlanan “JP Morgan” bankasının tahminlerine göredir. (Sky News Arabia.)

   

Yorum:

Allah rahmet eylesin Ömer Bin Hattab, Müslümanlar doymadıkça doymamış ve onlar doymadıkça da yememiştir. Allah rahmet eylesin Müslümanların Raşid Halifeleri ve diğerleri, işlerin gözetilmesi zihniyetine sahip olan kimselerdi. Zira onlar, gerek toplu gerekse bireysel olarak siyasetlerinde ve kararlarında ümmetin maslahatı doğrultusunda hareket ediyorlar ve bireysel çıkarlarının yanı sıra ümmetin düşmanlarının çıkarları doğrultusunda hareket etmiyorlardı.

Ancak bizler Erdoğan gibi bir yöneticinin, Türkiye’nin ekonomik sıkıntının acısını çekmesine, para birimindeki keskin düşüşe, enflasyon, fiyat ve işsizlik seviyelerinin yükselmesine rağmen cumhurbaşkanlığı sarayının bahçesindeki hurma ağaçlarını ısıtma cihazlarını ithal etme sınırına kadar ulaştığını görüyoruz. Bu adam nasıl düşünüyor acaba?! 

Nitekim o, işlerin gözetilmesi zihniyetiyle düşünmüyor. Çünkü o böyle bir zihniyete sahip değil! Allah korkusu ona caydırıcı gelmiyor. Çünkü o bunu kaybetmiş! insanlarla alay etmesi, onların akılları ve duygularıyla oynaması dışında arkasında hiçbir şey bırakmayan kuru gürültüleri bir kenara bırakılırsa onun uzun biyografisi sadece buna işaret ediyor. Zira yukarıdaki haberde geçen istatistikler, söylediklerimizin açık bir kanıtıdır. Allah, tebaya sorumlu olmayı nasip ettiği halde tebasını aldatan kimseye yazıklar olsun! Ona yazıklar olsun! Sonra ona yazıklar olsun!

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi İçin Yazan

Muhammed Halife - Ürdün

Devamını oku...

Dava Adamlarının Hapiste Olması Bile Tagutları Korkutuyor!!

  • Kategori Haber ve Yorum
  •   |  

HABER-YORUM

(Tercüme)

Dava Adamlarının Hapiste Olması Bile Tagutları Korkutuyor!!

HABER:

BBC'nin YouTube'daki Özbekistan ile ilgili haberine göre, Özbek güvenlik görevlileri, hapiste oldukları halde hapiste iktidarı ele geçirmeye çalışan birkaç mahkûmu suçladı ve davaları adalet önüne çıkarıldı. BBC’nin Özbek muhabiri; “güvenlik departmanı mahkemeye sunduğu suçlamalarda, Özbekistan hapishaneleri, Hizb-ut Tahrir'in amaçlarını planlamak için geniş propaganda yeri haline geldi!” Ardından BBC Özbek Muhabiri şu soruyu sordu: “Hizb-ut Tahrir gerçekten bunu yapabilme yeteneğine sahip mi ve bu yüzden Özbekistan'daki güvenlik birimleri onları cezaevlerinde bile izleyemiyor mu? BBC Özbek'e ulaşan belgelerden açıkça görülüyor ki, Kureşi kentinde, daha önce anayasal düzene düşmanlık ve aşırılık yanlısı dini örgütlenme ve Hizb-ut Tahrire üye olmakla suçlanan iki kişi neredeyse ömürlerini hapishanede geçirdi. Ve Kaşkaderiya Ag eyaletinde güvenlik departmanındaki soruşturmayı yürüten Celalov, 18 yıldır hapishanede olan 48 yaşındaki AbdulSamed Tuktayevi ve 19 yıldır hapiste olan İbrahim İsa Bayev’i aşırılık yanlısı dini örgütlenme suçu ile suçladı...

Güvenlik idaresinin iddianamesinde belirtildiğine göre, cezalarını çektiği hapishanede Abdul Samed Tuktayev ve İbrahim İsa Bayev ile bir araya gelerek hapishanedeki aşırılıkçı dini örgüt Hizb-ut Tahrir'in çalışmalarını koordine etmeye çalıştı. Ayrıca suçlamalar Nuvai hapishanesinde yatan 62 yaşındaki Bahtiyar Torabov ve Naked Sattab Aldeve yöneltildi. Ve aşırılıkçı örgütü örgütlemekten dolayı 7 ve 8 yıl hapis cezasına çarptırıldılar... BBC Özbek muhabirine göre, Abdul Samed Tuktayev’in 83 yaşındaki kör annesi oğlunun hapisten çıkmasını beklediğini ve oğlunun Qarshi hapishanesinde devleti devirme gücüne sahip olmadığını söyledi...

YORUM:

Dava adamlarının hapiste olması bile tağutları korkutuyor! Çünkü bu tağutlar yarasalar gibi ışıktan korkuyor! Ayrıca bu tağutlar Hizb-ut Tahrir'in taşıdığı Nur’dan korkuyor. Bu nedenle, taşıdıkları dava yüzünden hapiste yatan gençleri yalan suçlamalarla mahkumiyetlerini uzatıyorlar.

BBC Özbek muhabirinin sorusuna gelince: Hizb-ut Tahrir gerçekten bunu yapma kapasitesine sahip mi?! Bu sorunun cevabı: Evet Hizb-ut Tahrir gerçekten bunu yapma kapasitesine sahiptir. Hizb-ut Tahrir güçlü bir organizasyondur! Onun gücü, İslam'ın fikir ve kavramlarındadır. Kuvvetini İslam’dan almaktadır! Ve Partinin Nübüvvet metodu üzere Râşidî Hilafete davet etmesi, davetteki gücüdür. Bu yüzden başta Amerika olmak üzere Batı Hizb-ut Tahrir’den korkuyor! Niçin?! Çünkü Hizb-ut Tahrir, devin gözlerini, yani İslam ümmetinin gözünü açtı. Yarın bu dev ayakları üzerinde duracak, Râşidî Hilafeti kuracak ve Batı ülkelerini ezip geçecek! Bu nedenle Bush, Blair ve Putin gibi kafir devletlerinin başkanları Hilafetin kurulmaması yönünde uyardı. Çünkü sömürgeci kafirlerin günleri Hilafet Devleti'nin kurulmasıyla sona erecektir! Küfür, Hilafet devletinin kurulmasını engellemek için tağutları ve güvenlik bölümlerini İslam topraklarında kurdu. Yaklaşık 100 yıldır, bu tağuti rejimler ve güvenlik yönetimleri, ümmetin göğsüne saplanarak kanını sülük gibi emiyor! Özbekistan'da, Yahudi tağut Kerimov rejimi İslam'a ve İslam'ın fikirlerini taşıyan Hizb-ut Tahrir'e acımasızca zulüm uyguladı. Fakat Hizb-ut Tahrir'i ortadan kaldıramadı! Bundan dolayı, Yahudi tağutu Kerimov'un ölümünden sonra Özbekistan'daki yeni rejim, Batı'daki kafir sömürgeci efendilerinin "havuç ve sopa" emirlerini, insanları aldatmak ve onları sürekli korku içinde tutmak için kullandı! Çünkü Özbekistan Orta Asya'nın en büyük ve en önemli ülkesidir. Özbekistan doğal kaynak bakımından zengindir.         (Podrobno.uz/cat/economic/uzbekistan-strana-bogataya-mestorozhdeniyami) sitesine göre; Özbekistan'da 2700'den fazla maden keşfedildi! Buna ek olarak, Özbekistan'da Özbekistan'ın nüfusu artmasıyla birlikte ucuz işgücü mevcuttur. Örneğin; Nüfus dairesi ve hükümet İstatistik Komitesi Çalışma İstatistikleri bilgilerine göre, 1 Ocak 2018'de Özbekistan'ın nüfusu 32 milyon ve 9653 bin kişiydi. Bu açgözlü vahşi kafirlerin iştahını kabartıyor! Ama bu tuzakları Allah’ın izniyle da başarısız olacaktır. Allah Subhânehu wa Teâlâ kâfirlerin yüreklerine korku saldı! Hizb-ut Tahrir davet ettiği ve onla özdeşleşen Hilafet Devletinin kurulması ufukta görülmektedir! Yarın ise, Allah’ın izniyle dev İslam Ümmeti Râşidî Hilafet Devletinin kurulmasını ilan edecek ve sömürgeci kafirleri imha edecek! Ve kesin olarak İslam'ın şafağı yükselecek!

﴿وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَ * بِنَصْرِ اللّٰهِ يَنْصُرُ مَنْ يَشٰاءُ وَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ﴾

“Allah’ın yardımı ile (Allah), dilediğine yardım eder. Ve O; Azîz’dir, Rahim’dir.” (Rûm 5)

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Adına

Mahmud El-Özbeki

Devamını oku...

Gece Yarasaları Hizb-ut Tahrir Üyesi İmadüddin Hadduk’un Ofisine Baskın Düzenlediler

Temyiz Mahkemesi avukatı ve Hizb-ut Tahrir /Tunus Vilayeti’nin bilinen yüzlerinden biri olan İmadüddin Hadduk’un ofisine 25 Ekim 2018 gecesi ahlaksızca bir operasyon düzenlenmiştir. Bu korkak eylem sırasında ofisin içi ve dosyalar altüst edilmiş, gece yarasaları ofisin duvarlarına tehdit içerikli yazılar yazmışlardır.

Biz bu aşağılık ve alçakça yöntemlere alışığız. Bunu yapanların ya da yaptıranların kimler olduğunu da biliyoruz. İmadüddin Hadduk’u hedef almak ve ona böylesi bir kötülükte bulunmak, dava erleri karşısında çaresiz ve güçsüz kalındığının bir kanıtıdır. Hizb-ut Tahrir medya kuşatması altındadır ve salon sahiplerine Hizb-ut Tahrir’e kiraya vermemeleri için baskı yapılmaktadır.

Allah ve ümmetin muhlis evlatları şahit olsun ki bu tür aşağılık uygulamalar Hizb-ut Tahrir olarak bizi yıldıramaz ve kararlılığımızı yumuşatamaz. Ümmet, bu hain rejim kalıntılarını temizleyene ve gasp edilen otoritesini geri alana dek ümmetin devrim öncüleri olmaya devam edeceğiz.

Devamını oku...

Rusya Tekerlekli Sandalyedeki Bir Müslümanı Tutukladı!

Rusya Güvenlik Servisi, Rusya’da İslam’ın yayılmasını önlemek için bir süredir Müslümanlara karşı uyduruk davalar açıyor. Tekerlekli sandalyedeki Emir Gilyazov’un Chelyabinsk’te tutuklanış haberi kafirler nazarında bile alay olmuştur.

23 Ekim 2018 günü sabah erken saatlerde Rusya Güvenlik Servisi (FSB), yardım olmadan hareket edemeyen ve yakalandığı kalıtsal hastalık yüzünden tekerlekli sandalyeye mahkûm olan Gilyazov’un dairesinde arama yaptı. Arama nedeninin, Emir Gilyazov’un yedi yıl önce bir Hizb-ut Tahrir üyesinin hapisten çıkış videosunu YouTube koyduğu ile ilgili isimsiz bir tanığın ifadesi olduğu ortaya çıktı.

Emir’in eşi Aygül Gilyazov, bir insan hakları örgütüne yaptığı açıklamada, “Arama sırasında güvenlik servisi yere bazı nesneler attı, sonra onları buldular, evde ayakkabıları ile gezdiler, kocam buna kızdı ve ağzından kan geldi. Bunun üzerine ambulans istedim. Ambulans geldiğinde, onu alıp götüreceğiz dediler. Bu yüzden onu giydirdik ve büyük oğlumdan hastaneye kadar babasına eşlik etmesini istedim. Ambulansın arkasına bazı güvenlik personeli de bindi. 40 dakika sonra eşimi eve geri getirdiler. Sanırım istihbarat servisi kocamın sağlığının iyi olduğunu gösteren bir belge istedi ve bu sebeple durumu kötü olmasına rağmen onu eve geri getirdiler. Zor nefes alıyordu, o yüzden onu yatağa yatırdık.şeklinde konuştu.

Arama sonrasında güvenlik servisi, Emir Gilyazov’u alıp bilinmeyen bir yere götürdüler. Bir gün sonra 25 Ekim 2018 günü Aygül, eşinin Chelyabinsk merkezde tek kişilik hücrede olduğunu öğrendi.

Aygül Gilyazov, “Emir Gilyazov, gerçekten çok hasta, ağır ve nadir bir hastalık, kas bozukluğu ve erimesi yaşıyor. 46 yaşında 40 kg ağırlığında, neredeyse bir deri bir kemik kaldı. Tek başına bir metre bile kıpırdayamaz, tekerlekli sandalyede yaşıyor ve geniş bir yere muhtaç. Elleri ve ayakları hareket etmiyor. Birinci derecede özürlü. Çocukluğundan beri böyle, bensiz Emir yaşayamaz.dedi.

26 Ekim 2018 günü yargıç, istihbarat raporu doğrultusunda Hizb-ut Tahrir’e üye olmak ve internet yoluyla adam kazanmaya çalışmak suçlamasıyla Emir Gilyazov’un tutuklanıp tek kişilik hücreye konulmasına karar verdi.

قَدْ بَدَتِ الْبَغْضَاءُ مِنْ أَفْوَاهِهِمْ وَمَا تُخْفِي صُدُورُهُمْ أَكْبَرُ قَدْ بَيَّنَّا لَكُمُ الْآيَاتِ إِنْ كُنْتُمْ تَعْقِلُونَGerçekten, kin ve düşmanlıkları ağızlarından belli olmaktadır. Kalplerinde sakladıkları ise daha büyüktür. Eğer düşünürseniz size ayetleri açıkladık.” [Ali İmran 118]

Devamını oku...

Bir Dava Erinin Vefatı Hacı İbrahim Takiyyuddin En Nebhânî [Ebu Muhammed]

مِنَ الْمُؤْمِنِينَ رِجَالٌ صَدَقُوا مَا عَاهَدُوا اللَّهَ عَلَيْهِ فَمِنْهُم مَّن قَضَى نَحْبَهُ وَمِنْهُم مَّن يَنتَظِرُ وَ مَا بَدَّلُوا تَبْدِيلًا Müminlerden öyle adamlar vardır ki, Allaha verdikleri söze sadık kaldılar. İçlerinden bir kısmı verdikleri sözü yerine getirmiştir (şehit olmuştur). Bir kısmı da (şehit olmayı) beklemektedir. Verdikleri sözü asla değiştirmemişlerdir.[Ahzab 23]

Allah Subhânehu ve Teala’nın kaza ve kaderine iman etmekle birlikte Hizb-ut Tahrir / İskandinavya genelde Müslümanlara özelde dava taşıyıcılarına Hacı İbrahim Takiyyuddin En Nebhânî’nin [Ebu Muhammed] vefatı nedeniyle taziye dileklerini sunar.

Ünlü ilim adamı Hizb-ut Tahrir kurucusu Şeyh Takiyyuddin En Nebhânî’nin (Rahimehullah) oğlu Hacı İbrahim 24 Ekim 2018 Çarşamba günü 78 yaşında hayatını kaybetti. Merhum, hayatının büyük bir bölümünü Hizb-ut Tahrir ile birlikte dava taşıyarak geçirdi. Yakalandığı kronik hastalığın ardından İsveç’te bir şehirde vefat etti.

Merhum, Allah’ın mağfiretine erişmek, gökyüzü genişliğindeki cennetine ulaşmak için yarışan bilinçli bir insandı. Hayatının yarısından fazlasını yılmadan, bıkmadan Hizb-ut Tahrir ile dava taşımış, hak üzerinde sebat etmiş ve Allah’ın vaadine erişmek için gayret sarf etmiştir. Onu tanıyan herkes buna tanıktır. Biz kimseyi Allah adına tezkiye edecek değiliz.

Allahım kuluna merhamet et, ona cömert ol. Mekanını genişlet, ona evinden daha iyi bir ev ve ailesinden daha iyi bir aile nasip eyle. Kıyamet günü bizi Sevgili Peygamberimiz Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in bayrağı altında topla.

إِنَّا لِلَّهِ وَإِنَّا إِلَيْهِ رَاجِعُونَ Şüphesiz biz Allah’tan geldik ve Allah’a döneceğiz.” [Bakara 156]

Devamını oku...

Vadi Araba Anlaşması İle Allah’a, Rasûl’üne ve Müslümanlara Düşmanlık Yapan Rejimin Kendinden Utanmasının, Allah ve Ümmet Düşmanı Pis Yahudi Varlığı İle İlişkilerini Kesmesinin Zamanı Gelmedi Mi?

Ürdün rejimi, El Bakura, El Gamr, Umm El Raşraş ve Vadi Araba arazilerinden, 1950 yılında Yahudi varlığının Batı Şeria ve Kudüs topraklarını işgaline sessiz kalmasıyla zaten çoktan idari ve yasal olarak vazgeçmiştir. Sonra yıllar geçtikçe rejim, Yahudi varlığı ve liderleri gizli ve açık işbirliği yapmış, müzakere masasına oturmuş, kutsal Filistin topraklarını komplocu savaşlarla Yahudilere teslim etmiştir. Arap rejimlerinin de katıldığı bu savaşlar aşağılık Yahudi varlığının tanınmasını sağlayan zillet anlaşmaları ile sonuçlanmıştı. Madrid, Oslo’dur derken rejime özgürce ve utanmadan hareket alanı sağlayan Vadi Araba anlaşması olmuştur. Rejim, kiralama adı altında Yahudi varlığını işgal altındaki Ürdün topraklarına yerleştirmekle kalmamış, ilişkileri normalleştirmiş, ekonomik ve güvenlik anlaşmaları imzalamıştır. En son da gaz ve Bahreyn kanalı anlaşması imzalamıştır. Ayrıca Yahudilerin Ürdün ve Filistin halkına karşı saldırıları devam ederken, Mescidi Aksa defalarca kirletilirken, açıkça utanmadan Yahudi liderleri ağırlamıştır. Hatta rejimin belirlediği kırmızı çizgiler sayısız kez aşılmış, her defasında yeni kırmızı çizgiler belirlenmiştir. Nihayet en sonuncusu da kutsallar üzerindeki vesayetidir!

Yahudi varlığı ile barış yapılıp savaş hali sona erdikten ve Vadi Araba anlaşması ile Yahudi varlığı resmen tanındıktan sonra yani yaklaşık 25 yıldır rejim, halkın sahte barış faaliyetlerini ve fiili teslimiyeti reddetmesine rağmen Yahudileri memnun etmek ve onlara hizmet etmek için çalışmaktadır. Sözde barış hiçbir zaman halkın yararına olmamıştır hatta her düzeyde yolsuzluk artmıştır. Büyükelçilik olayı, Ürdünlü vatandaşların uğradığı suikast, Yahudi katilin ülkeden kaçışı ve Ürdünlü bir hâkimin öldürülmesi gibi olaylar nedeniyle devlet ve rejimin egemenliği ayaklar altına alınmıştır. Olayın sıcaklığı soğuduktan sonra Yahudi büyükelçi tekrar ülkeye dönmüş, Yahudi Başbakan ve İşçi partisi lideri ülkeye kısa süreli bir ziyarette bulunmuştur. Bunlar yaşanırken Yahudiler ile ilişkiler gizli tutulmaktadır. Başbakan Ömer El Razaz’a iki gün önce El Bakura ve El Gamr’daki gençlik buluşması hakkında bir soru yöneltildiğinde, Ürdün’ün dış politikasıyla ilgili olduğunu söyleyip soruyu geçiştirmesi bunun en iyi göstergesidir. Hükümet, dış politikada yetkili değil mi? Yoksa hükümetin işi Yahudi varlığı ya da diğer ülkelere ilişkin rejimin eylemlerini örtbas etmek mi?

Ey Ürdün halkı!

Mesele, El Bakura ve El Gamr arazilerinin kira sözleşmesini iptal etmek değil. Zaten böyle yapmak farzdır. Rejimi Yahudi varlığı ile imzalanan Vadi Araba anlaşmasını iptal etmeye zorlamak öncelikler arasında olsa mesele bu da değildir. Kaldı ki Vadi Araba anlaşması düşman ve gaspçı hakkında gelen şeri hükümlere açıkça aykırıdır. Aksine sorun şu ki, El Bakura ve El Gamr ve Vadi Araba arazileri Kudüs ve Hayfa gibi işgal edilmiş topraklardır. Bu arazileri geri almak, ne pahasına olursa olsun Müslümanların en önemli görevidir.

Rejimin uluslararası yasallık çamuruna başvurması ve iki devletli çözüm talebinde bulunması tağuta ve başta Amerika ve Avrupa olmak üzere sömürgeci kafire başvurmaktır. Yahudi varlığına yaşam hakkı tanıyan ve hayatta kalması için her türlü desteği sağlayan bu sömürgeci kafirlerin ta kendisidir. Uluslararası yasallık çamuruna başvurmak, düşmana yaslanmaktır. Bu zalim rejimler olduğu sürece Müslüman ülkeler asla kurtulamaz. Kendi halklarına düşmanmış gibi gören bu rejimler, onurluları tutuklamakta, özgür insanların peşine düşmekte, ağızlara ket vurmaktadır. Gördüğünüz gibi uzun yıllar geçtiği halde Yahudiler ile yapılan anlaşmalar, zillet, katliam, sürgün, yolsuzluk ve yozlaşma dışında kayda değer hiçbir yarar sağlamamıştır.

Yahudiler ile diplomatik ilişkiler kurmak, onların ilk kıbleyi işgalini tanımak ve bütün Filistin’den ödün vermek, Allah’a ve iman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisini dost edinmek anlamına gelir. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

لَتَجِدَنَّ أَشَدَّ النَّاسِ عَدَاوَةً لِّلَّذِينَ آمَنُوا الْيَهُودَİman edenlere düşmanlık etmede insanların en şiddetlisinin kesinlikle Yahudiler olduğunu görürsün.[Maide 82] Ayrıca Yahudilere sevgi göstermek suçtur, Allah’a, Rasûl’üne ve müminlere ihanettir. İslam bunu yasaklamıştır. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَتَّخِذُوا عَدُوِّي وَعَدُوَّكُمْ أَوْلِيَاءَ تُلْقُونَ إِلَيْهِم بِالْمَوَدَّةِEy iman edenler! Eğer benim yolumda savaşmak ve rızamı kazanmak için çıkmışsanız, benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanlara sevgi göstererek, gizli muhabbet besleyerek onları dost edinmeyin.[Mümtehine 1]

Ey Müslümanlar!

Hizb-ut Tahrir / Ürdün Vilayeti olarak biz, gayretleri biliyor, Allah’ın dinine yardım çağrısında bulunuyoruz. Sizin bu vakayı değiştirecek gücünüz var yeter ki bu gücü doğru yerde kullanın. Hatta bu gücünüz nedeniyle düşmanlarınız bin bir hesap yapmak zorunda kalacaklardır. El Bakura, El Gamr arazilerini, kutsal bütün Filistin topraklarını, Kudüs’ü geri almak, sadece Şeriata başvurmakla ve gerçek egemenliği simgeleyen bir eylemde bulunmakla mümkündür. O da rejimi Vadi Araba anlaşmasını iptal etmeye, Yahudi varlığı ile ilişkileri kesmeye, savaş durumuna geçmeye ve işgal altındaki bütün toprakları kurtarmak için orduları seferber etmeye zorlamakla olur.

وَاقْتُلُوهُمْ حَيْثُ ثَقِفْتُمُوهُمْ وَأَخْرِجُوهُم مِّنْ حَيْثُ أَخْرَجُوكُمْOnları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekkeden) siz de onları çıkarın.[Bakara 191] Ordularımız bunu yapabilir, donanım, ekipman ve cesaret açısından bundan çok daha büyüğüne sahiptir. Ayrıca gasp edilen otoritenizi geri almak için bizimle çalışmak gerektiğinizi size hatırlatırız. Arkasında savaşılan, korunulan bir Halife yönetiminde Nübüvvet metodu üzere Râşidi Hilafet Devletini yeniden kurmak için bizimle çalışmalısınız.

وَمَنْ أَحْسَنُ مِنَ اللّهِ حُكْمًا لِّقَوْمٍ يُوقِنُونَ“Kesin olarak inanacak bir toplum için, kimin hükmü Allahınkinden daha güzeldir?” [Maide 50]

Devamını oku...
Bu RSS beslemesine abone ol

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER