Pazartesi, 12 Ramadan 1439 | 2018/05/28
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü

Hizb-ut Tahrir Tunus Vilayeti Kadın Kolları: “Saliha Kadının Konuşmaları”

  • Kategori Tunus
  •   |  

Hizb-ut Tahrir Tunus Vilayeti Kadın Kolları:

“Saliha Kadının Konuşmaları”

Hizb-ut Tahrir Tunus Vilayeti Medya Bürosu Kadın Kolları, Merkezi Medya Ofisi sitesinde ziyaretçilerine yeni “Saliha Kadının Konuşmaları” konulu video serisini sunmaktan mutluluk duyar.

- Birinci Bölüm -
[Allah’ın Emirlerine Teslim Olan Müslüman Kadın]
Salı, 6 Ramazan 1439 H - 22 Mayıs 2018 M

Devamını oku...

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Kadın Kolları: Hilafetsiz 97. Ramazan

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Kadın Kolları:

Hilafetsiz 97. Ramazan

Hilafet’in yıkılışının üzerinden 97 yıl geçti ve daha önceki yıllar gibi bu yıl da İslam Ümmeti Ramazan ayını baskı, zulüm ve acı ile karşıladı.

97. Ramazan geldi ve halen Hilafetten yoksun, Ümmetin kanını ve onuru koruyacak, intikamımızı alacak olan koruyucudan yoksun. 97. Ramazan geldi ve ardında korunacağımız ve savaşacağımız kalkanımız olan Halifeden yoksun.

Çarşamba, 7 Ramazan 1439 H - 23 Mayıs 2018 M

Devamını oku...

Demokratik Sistem Hain Liderler Çıkarır. Ancak Raşidi Hilafet Samimi Liderler Çıkarır

HABER-YORUM

(Tercüme)

Demokratik Sistem Hain Liderler Çıkarır. Ancak Raşidi Hilafet Samimi Liderler Çıkarır

HABER:

Pakistan Müslüman Ligi lideri Navaz Şerif 11 Mayıs 2018 Cuma günü El-Fecr gazetesine verdiği röportajda, uluslararası toplumda ülkenin göreceli olarak tecrit edilmesi konusundaki kaygısını dile getirdi ve dünya güçleri tarafından yapılan terörizmin tanımının kabul edilemez olduğunu ve eksikliğinden dolayı endişelerini dile getirdi ve röportajda şunları söyledi: “Yaptığımız çalışmalar ve takdir etmediğimiz çaba ve fedakârlıklara rağmen kendimizi tecrit ettik ve Afganistan'ın uluslararası toplum tarafından kabul edildiği tarihte reddedildi. Bu yüzden bu işi tekrar gözden geçirmeliyiz” Ardından, Pakistan’daki militanlar tarafından Hindistan'da meydana gelen terörizmden söz etti. Ve “Silahlı gruplar aktif, bunlar sivil toplum örgütleri değil, sınırdan geçmelerine ve Mumbai'de 150 kişiyi öldürmelerine izin mi vermeliyiz? Neden duruşmayı tamamlayamıyoruz. Bana bunu açıklayın.” dedi.

YORUM:

Navaz Şerif' Mumbai saldırıları üzerinden Pakistan’da yaygara koparttı. Bunu Pakistan'ı düşman olarak ve Hindistan üzerindeki rolü destekleyerek yaptı. Pakistan'daki hâkim görüş, Nawaz'ın bu davayı, askeri kuruluşu utandırmak için tahrik ediyor, çünkü mahkeme onu cezalandırılacak güçlü bir kampanya yürütüyor. Medyanın ve bazı muhalefet partilerinin bir bölümü, Nawaz'ın sözlerini ihanet olarak nitelendirdi ve anayasanın 6. maddesi kapsamında ihanet için yargılanmasını talep etti.

Bu tartışma çok net bir şekilde doğrulandı. Pakistan'daki laikler bu sistem tarafından sürekli korunuyor. Siyasetçiler ve askeri liderler Pakistan'daki Müslümanların çıkarlarını önemsemiyor, ancak siyasi ve askeri liderliğin arkasında duruyor. Burdaki hâkim olan yönetici elitlerin ana hedefi ise kişisel çıkarlarını sağlamaktır. Bunlar çıkarlarının ancak bu sistem aracılığıyla veya Amerika’nın emrinin uygulanmasıyla sağlanabileceğini gördüklerinde, Amerikan emirlerini ülkenin çıkarları gözetilmeksizin uymayı uygun görürler. Amerika, Hindistan'ın bu bölgede daha büyük bir rol oynamasını istediği için Pakistan'ın Hindistan tarafından küçük düşürülmesi rolünü bile kabul etti ve bu rolü uyguladı. Pakistan'daki politik ve askeri liderlik, Hindistan'ın bölgedeki konumunu güçlendirerek Amerika'nın politik çıkarına destekliyor.

Pakistan'daki Müslümanlar, çürümüş laik sistemini kökünden sökmediği müddetçe ve Nübüvvet Metodu üzere Hilafetle değiştirmedikleri sürece, Amerikan yanlısı siyasi ve askeri liderliği tarafından aşağılanmaya devam edecektir. Ancak Hilafet sistemi, Ebu Bekir, Ömer, Osman, Ali ve Harun el-Reşid ve Kanuni Süleyman gibi devlet adamlarını çıkaran tek sistemdir. Allah onlardan razı olsun.... ayrıca Halid bin Velid, Muhammed bin Kasım ve Tarik bin Ziyad gibi askeri liderleri de çıkarmıştır. Böyle askeri liderler ve Halifeler İslâm ümmetinin çıkarlarına hizmet eder ve ümmeti güçlü kılar.

Bugün Pakistan'daki Müslümanlar Pakistan'daki mevcut siyasi ve askeri liderliği reddetmeli ve Hizb-ut Tahrir’li gençlerle birlikte Nübüvvet Metodu üzere Hilafet kurmak için beraber çalışmalı ve onlara yardımcı olmalıdır. Hilafet, yalnızca İslam’ın ve Müslümanların lehine hareket edecek, sonuç olarak sömürgeci güçlerin takipçiliğinden dünyaya öncülük eden konumumuzu tekrar yükseltecektir.

Hizb-ut Tahrir Merkezi Medya Ofisi Adına

Şehzad Şeyh - Pakistan

Devamını oku...

Mübarek Ramazan Ayına Kavuşmamız Vesilesiyle

Hizb-ut Tahrir / Ürdün Vilayeti Medya Bürosu, bu vesileyle Ürdün ve dünyadaki Müslümanların bu kutsal Ramazan ayını tebrik eder ve hayırlara vesile olmasını diler. Ramazan ayı, İslamiyet’e ruhbanlık dini görüntüsü veren bir ay değildir. Hiçbir zaman da öyle olmamıştır. Ya da kâfirler ve hizmetkârlarının Müslüman topraklarda yapmak istedikleri gibi fıskı fücur ve masiyet eğlencelerinin düzenlendiği bir ay da değildir. Aksine zaferler, başarılar, Allah’a yakınlaşma ve yolunda kurban olma ayıdır ve öyle de olacaktır İnşaAllah. Tek meşru siyasi varlıkları olan Nübüvvet metodu üzere Raşidi Hilafet Devletinin gölgesi altındayken Müslümanlar ile mücadele için bin bir hesabın yapıldığı bir aydı Ramazan ayı. Bugün Müslüman ülkelerdeki şerli yöneticilerin gölgesi altında durum çok farklıdır. Bugünkü şerli yöneticiler, ya açıkça küfür, tuğyan ve sömürgeci güçler safında yer almaktadır ya da her an sömürgeci kâfirleri dost edinen korkak, bitkin, itaatkâr ve teslimiyetçi bir ajandırlar...

Bu yöneticilerin yönetimi altında İslam’a karşı mücadele edilmekte, İslam Devletin geri dönüş projesi ile savaşılmakta, ümmet paramparça yapılarak aşağılanmaktadır. Ahiretini düşünmeyen bu yöneticiler altında kâfirler, Müslüman ülkeleri bölme, işgal etme, gasp etme, servetlerini yağmalama, gece gündüz soğukkanlılıkla evlatlarının kanını akıtma cesaretini kendisinde bulabiliyorlar. Ümmetin irade ve özlemini yansıtan hiçbir tepkiyi dikkate almıyorlar. Oysa bu yöneticiler öncesinde ümmet, düşmanlara misilleme yapmak ve Allah’ın emrine uymak için can atardı. Bu yöneticiler, İslam’ın inanç ve hükümlerini hedef almak için sömürgeci kâfir ile işbirliği yaptılar. Açıktan Müslümanlara meydan okunmasının zeminini hazırladılar. Kâfir güçler, günümüzdeki İslam dünyasındaki şerli yöneticilerin yönetimi altında ancak Müslümanlara meydan okuma cesaretini gösterebilmiştir. Şerli yöneticiler, kınama, lanetleme, telin, eski sömürge ürünü Arap Birliği ve İİT için olağanüstü toplantı çağrısı dışında Yahudi varlığının Gazze, Kudüs ve Filistin’de Müslümanlara karşı işlediği katliama gerekli misillemede bulunmadılar. İİT, İslam ve Müslümanların düşmanı olan Amerika’nın bir aparatıdır. Her zaman Amerika, İslam ve Müslümanların düşmanıdır. Filistin’in gaspının 70. yılında Amerika Büyükelçiliği’ni Kudüs’e taşıdığı için tören düzenleyen Yahudiler ve hilkat garibesi Yahudi varlığının safında yer almıştır.

Ey Müslümanlar! Yahudilerle olan sorunumuz, varoluşsal sorunudur, sınır ya da büyükelçiliği bir şehirden diğerine taşıma sorunu değildir. Müslümanlar nazarında ABD Büyükelçiliği’nin Tel Aviv ya da Kudüs’te olması arasında hiçbir fark yoktur. Filistin’in herhangi bir santimetresinde Yahudi varlığının varlığı kabul edilemez. Bu sahte varlığın elçilikler ve diplomatik misyonları da merduttur ve Müslümanlar gözünde hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur.

Müslüman ülkelerdeki şerli yöneticilerin, Mescidi Aksa, Kudüs, Gazze ve Filistin’e yardım etme gibi bir niyetleri olsaydı, belleklerinden askeri seçeneği çıkarmazlar, Dakar’daki İslam Konferansı’nda cihadı iptal etmezler, Yahudi varlığı ile barışı stratejik bir seçenek olarak görmezlerdi. Filistin ve diğer ülkelerdeki Müslümanları, Amerika ve Müslüman ülkelerdeki uşaklarının uygulamaya çalıştığı sömürgeci kâfirin çözümlerini kabul etmeye zorlamak için her türlü olanaklarıyla sömürgeci kâfir ile işbirliği yapmazlardı.

Ey Müslümanlar! Kurulacak Nübüvvet metodu üzere Hilafet Devleti, siz ve ülkenizi kurtaracak, kâfirler ve yardımcılarının kanınızı akıtmasına, haliniz ve geleceğinizi kontrol etmesine müsaade etmeyecektir. Bunlar, ancak Hilafetle mümkündür ve mümkün olacaktır. Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem Hilafetin geri geleceğini müjdeledi. Bu yüzden bu kutsal Ramazan ayında, Rabbinizin farzını yerine getirmek, rızasını elde etmek, dünyada izzet, ahirette de kurtuluş ve Neim cennetlerine nail olmak amacıyla sizi Hilafet için çalışmaya davet ediyoruz.

إنَّا لَنَنصُرُ رُسُلَنَا وَالَّذِينَ آمَنُوا فِي الْحَيَاةِ الدُّنْيَا وَيَوْمَ يَقُومُ الْأَشْهَادُŞüphesiz ki, Rasûllerimize ve iman edenlere dünya hayatında ve şahitlerin şahitlik edecekleri günde yardım ederiz.[Mümin 51]

Devamını oku...

Hadi Müslümanlar Bu Kutsal Ayda Kutsallarımızı Korumak ve Savunmak İçin Motive Olsunlar

Tanzanya ve tüm dünyadaki İslam ümmetinin Ramazan ayını tebrik eder, hayırlara vesile olmasını dileriz. Bu ay, rahmet, mağfiret ve cehennem ateşinden kurtuluş ayıdır.

Doğu ve Batısıyla İslam ümmeti, fazileti ve kutsallığı nedeniyle Ramazan ayının gelişini sevinçle ve bağrına basarak karşılar. Dolayısıyla bu ayda İslam ümmeti, her türlü kutsallarımızı korumak, savunmak ve onurlandırmak için yorulmaksızın davetle iştigal etmelidir. Koruması gerekenler arasında şunlar yer almaktadır:

1-    Müslümanların hayatı, onuru ve haysiyeti

Bugün dünya çapında Müslümanlar zulüm, zillet, katliam, işkence vb. hususlara maruz kalmaktadır. Daha birkaç gün önce Yahudi varlığı, ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma adımından sonra İslam ülkesini savunmak için başlayan milyonluk geri dönüş yürüyüşlerinde 60 barışçıl protestocuyu öldürdü. Ayrıca Suriye, Yemen, Irak, Afganistan, Burma, Orta Afrika ve Somali’de her dakika Müslüman kanı akıtılmaktadır. Kâfirler ve kuklaları (hapishanelerinde) tarafından Müslümanların maruz kaldığı vahşet ve acılar, Müslüman kadınlara yapılan tecavüzler ve yaşlılara yapılan saygısızlıklar şöyle dursun.

2-    Kuranı Kerimin kutsallığı

Kuranı Kerimi korumak, statüsünü korumak ve insan hayatının her alanında ona rehberlik rolü vermek demektir. Kuranı Kerim, ümmetin iyiliği için bu kutsal ayda indirildi. Kuranı onurlandırmadan Ramazan’ı onurlandırmak anlamsızdır, çünkü Ramazan’ı Kuran’dan aldık.

3-    Efendimiz Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem’i onurlandırmak

Bugün düşünce özgürlüğü bahanesiyle Peygamberimiz SallAllahu Aleyhi ve Sellem’e hakaret ve saygısızlık etmek için küresel şeytani bir kampanya yürütülmektedir. Kâfirler, utanmadan Müslümanları Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem’e hakareti normal bir mesele olarak görmeye ikna etmek için yoğun çaba sarf etmektedir. Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem, ümmeti için endişelenirdi. Bizim de ümmete Peygamberimiz SallAllahu Aleyhi ve Sellem için endişelenmesi gerektiğini göstermek boynumuzun borcudur.

4-    Kutsal Camiler

İslami fıkıh, açık bir şekilde kutsal camileri (Haram olanları) beyan etti. Kutsallığa sahip camiler üçtür. Ne yazık ki, her üç Mescidi Haram’a da Müslümanların uygun ve nihai erişimleri yoktur. Hem Mescidi Haram hem de Medine’deki Mescidi Nebevi, kazanç elde etmek maksadıyla onları aile dükkânı gibi kullanan kukla yöneticilerin elindedir. Mescidi Aksa ise lanetli işgalci Yahudi devleti “İsrail”in kontrolündedir. Onun için Ramazan’ın bu üç Mescidi Haram’ı kurtarmak için bizi daha fazla zorlamasına meydan verelim.

Kutsallarımızı korumak, savunmak ve kurtarmak için en nihayetinde İslam Devleti Hilafetin yetki ve otoritesine muhtacız. Hilafet, işlerin sevk ve idaresinde Müslümanların arkasında duracağı sütun ve kalkandır. Gelin Ramazan bizi bu çözüm için çalışmaya itsin.

ذَلِكَ وَمَنْ يُعَظِّمْ حُرُمَاتِ اللَّهِ فَهُوَ خَيْرٌ لَهُ عِنْدَ رَبِّهِ  Bu böyle. Kim Allahın hükümlerine saygı gösterirse, bu, Rabbi katında kendisi için bir hayırdır.[Hacc 30]

Devamını oku...

Mübarek Ramazan Ayına Kavuşmak

Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti, kutsal Ramazan ayının gelişiyle birlikte özelde Sudan halkının genelde İslam ümmetinin Ramazan ayını tebrik eder ve hayırlara vesile olmasını diler. Bu ay, oruç ve ibadet ayıdır. Kuranın indirildiği aydır. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

شَهْرُ رَمَضَانَ الَّذِيَ أُنزِلَ فِيهِ الْقُرْآنُ هُدًى لِّلنَّاسِ وَبَيِّنَاتٍ مِّنَ الْهُدَى وَالْفُرْقَانِRamazan ayı ki onda Kuran, insanlara yol gösterici ve doğruyu yanlıştan ayırıcı belgeler olarak indirildi.” [Bakara 185]

Ramazan ayında İslam ümmeti için müthiş örnekler vardır. Hicretin 2. yılında Bedir Savaşı, 8. yılında Mekke’nin fethi, 13. yılında El Buveyb savaşı, 92. yılında Endülüs’ün fethi, 223. yılında Amuriye’nin fethi, 658. yılında Ayn Calut ve diğer nice savaşlar hep bu ayda olmuştur. Bu kutsal ayda meydana gelen tüm bu büyük fetihler, ilk Müslümanlar için Ramazan ayının tembellik, uyku ve uyuşukluk ayı olmadığını, aksine eylem ve İslam’a dayalı değişim çağrısını âleme taşıma ayı olduğunu gösterir. Ramazan ayı, Müslümana göre mutluluğun anlamının Allah’ın rızasına nail olmak olduğunu teyit eder. Velev ki bu açlığa, susuzluğa ve tüm arzulardan kaçınmaya ve zorluklara katlanmaya yol açsa da. Evet, Ramazan ayı gerçeği budur, bu yüzden ilk Müslümanlar, bu kutsal aydan azami derecede istifade etmek için gayret ettiler. Kendilerini Ramazan için hazırladılar, hayırda yarıştılar, itaatlerde acele ettiler. Çok büyük fetih ve zaferler gerçekleştirdiler.

Biz ümmete parlak geçmişini hatırlattığımızda, sadece hatırlatmakla yetinmek istemiyoruz, aksine ümmetin, sahabe ve tabiinin yaptığı işi yapmasını istiyoruz. Allah onlardan, onlar da Allah’tan razı olmuştur. Dinleriyle izzetli olarak iyi ve müreffeh bir hayat sürdüler. İslami hayatı yeniden başlatmak ve Nübüvvet metodu üzere ikinci Raşidi Hilafeti kurmak için Hizb-ut Tahrir ile birlikte yapılacak ciddi bir çalışma ile aynı müreffeh hayat yeniden kazanılabilir.

Kutsal ayı kutlamak ve Müslümanlara ölüm kalım meselelerini hatırlatmak maksadıyla Hizb, onlarca pankart astı. Pankartlarda, Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti, yüce Ramazan ayına kavuşulmasını canı gönülden tebrik eder, Hilafeti kurmak ve Ramazan ayını yeniden fetih ve zaferler ayına dönüştürmek için sizi kendisiyle birlikte çalışmaya davet ediyor. Allah itaatinizi kabul etsinyazılıydı. Diğer pankartlarda ise: Hizb-ut Tahrir / Sudan Vilayeti, kutsal Ramazan ayınızı kutlar. Hilafeti kurmak, Nübüvvet mirasını yeniden diriltmek, İslam ümmetini, orucu, iftarı, savaşı ve barışı bir İslam ümmeti haline getirmek için sizi kendisiyle birlikte çalışmaya çağırıyor.yazılıydı. Parti, bu pankartları halka açık yerlere, başkent ve diğer (18) şehrin giriş ve çıkışlarına astı. Parti ayrıca ümmetin evlatlarıyla canlı temas halinde olmak için konferans, halka hitap konuşmaları ve diğer etkinliklerini sürdürmektedir.

Umarız Allah Subhânehu ve Teâlâ, Nübüvvet metodu üzere ikinci Raşidi Hilafetin kurulmasıyla bize zafer ve hâkimiyet nasip eyler. Şüphesiz O, bunu yapabilir, O buna muktedirdir.

Devamını oku...

Hükümetin Yaptığı Bakanlar ve Valiler Değişikliği, İnsanları Sorunun Kaynağı ve Hakikatinden Sarfı Nazar Etmektir!

Cumhurbaşkanı Ömer El Beşir, 14 Mayıs 2018 Pazartesi günü, bakanlık değişikliğini öngören kararname yayınladı. Yayınlanan kararnamede kabinedeki 7 bakanın, 5 Devlet Bakanının ve 8 eyalet valisinin değiştirildiği açıklandı. 15 Mayıs 2018 Salı günü yayınlanan bir diğer kararnameyle ise bakan ve vali atamaları yapıldı... Hükümet, defalarca bakanları, valileri ve güvenlik yetkililerini değiştirdi. Hükümetin yaptığı bu değişiklik, insanların işlerini gütme konusundaki başarısızlığını haklı göstermek için başvurulan çaresizce bir girişimdir ve ülkeyi kasıp kavuran kriz fırtınasından kaçıştır. Zira mevcut değişiklikle gelenlerin çoğu ya aynı makamdaydılar ya da başka yöneticilik makamlarında olup krizlerden ötürü görevlerinden alınmış kimselerdi. Bu karışıklığın sebebi, hükümetin pusulasını kaybetmiş olmasıdır, iyiliğe götürecek ve krizlerden çıkaracak rehber ve kılavuz yoksulu oluşudur.

Sudan’ın çöküşünün gerçek nedenleri, devletin kapitalist sistemi uygulaması, yönetim ve politikada Amerikan direktiflerine uyması ve ekonomide IMF reçetelerini takip etmesidir. Kaldırılan ABD ambargosu ve onaylanan 2018 felaket bütçesinden sonra bu açıkça belli oluyor. Rejimin, gerçekleri saklamak ve vatandaşlara yalan söylemek için giriştiği umutsuz girişimlerine rağmen Sudan’daki durum trajiktir. Daha önce yetkililer, krizlerin nedeninin Güney’e karşı girişilen savaş olduğunu söylediler. Ardından Güney Sudan bağımsızlığını kazandı. Daha sonra krizin nedeninin, Amerikan ambargosu olduğunu iddia ettiler. Amerikan ambargosu da kaldırıldı. Şimdiyse çaresizlik ve başarısızlığa başka gerekçeler türetiyorlar. Ancak bu gerekçeler, yamalar ve ağrı kesiciler fayda etmez ve etmeyecek. Çünkü sorunun temeli, sömürgecilik döneminden günümüze değin ülkede uygulanan kapitalist sistemin kendisidir. Hükümet, yalan söylemeye, gerçekleri değiştirmeye, insanları yanlış yönlendirmeye çalışsa da durumunu düzeltemeyecektir, çünkü çözüm olgusuna sahip değil. Peygamber SallAllahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurdu:

إِنَّمَا أَخَافُ عَلَى أُمَّتِي الأَئِمَّةَ الْمُضِلِّينÜmmetim için saptırıcı imamlardan korkarım.[Ahmed]

Ey onurlu Sudan halkı! Hizb ut-Tahrir / Sudan Vilayeti, her zaman size hastalığın kökenine işaret etti, uygun tedavi ve ilacı elleriyle uzattı. Sorun, valileri ve bakanları, hükümetlerin ve yöneticilerin isimlerini değiştirmek değil. Hükümet, tıpkı deri değiştiren yılan gibi farklı görüntüde görünmek için kaç kez deri değiştirdi. Ama yılan deri değiştirse de yine yılandır. Çünkü şekli şemali ve kişiler değişti, otuz yıldır ülkenin sorunlarını çözemeyen ve birliğini koruyamayan sistemin kökünde hiçbir değişiklik olmadı. Sistem, ülkeyi çöküşün eşiğine getirdi, kalkınma projeleri olarak adlandırılan başarısız projeler için alınan kredilerle ülke zenginliğini sömürgeci kâfire ipotek etti. Borcu borçla kapatmak adına zenginlikler yağmalandı, ardından ülke ve insanlar iyice yoksullaştı. Allah’ın indirdiği ile hükmetmeyenlerin durumu budur. Allah Subhânehu ve Teâlâ şöyle buyurdu:

وَمَن لَّمْ يَحْكُم بِمَا أَنزَلَ اللَّهُ فَأُولَٰئِكَ هُمُ الظَّالِمُونَAllahın indirdiği ile hükmetmeyenler zalimlerin ta kendileridir.[Maide 45]

Çözüm, yeryüzünde Allah’ın yönetimini kurmaktır. Kurulacak Nübüvvet metodu üzere ikinci Raşidi Hilafet Devleti, insanların işlerini İslam’ın hükümlerine göre güdecek, ilahi kanunları uygulayacak, ülkenin zenginliğini halkın yararına kullanacak, yoksulluğu giderecek, onur ve haysiyetlerini onlara geri iade edecektir.

وَيَوْمَئِذٍ يَفْرَحُ الْمُؤْمِنُونَ * بِنَصْرِ اللَّهِ يَنصُرُ مَن يَشَاء وَهُوَ الْعَزِيزُ الرَّحِيمُ“O gün Allahın zafer vermesiyle müminler sevinecektir. Allah, dilediğine yardım eder. O, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.” [Rum 6-7]

Devamını oku...

Mescidi Aksa: Cuma aktiviteleri - Mübarek Ramazan 1439 H

  • Kategori Filistin
  •   |  

Mescidi Aksa: Cuma aktiviteleri - Mübarek Ramazan 1439 H

- İlk Cuma -

Beytul Makdis, 02 Ramazan 1439 H 18 Mayıs 2018 M

- Mescidi Aksa Avlusunda Konuşmalar -

Birinci Konuşma
Ramazan’ın Haykırışı
Şeyh Rıfat Necip

İkinci Konuşma
Filistin’i Kurtarmak İsteyen Kişi
Şeyh Nidal Siyam

- Mescidi Aksa’da yapılan konuşmalar -

Açılış konuşması
Dialog Konusu
Değerli Şeyh Said Karmi

Birinci Konuşma
Uluslararası ve Yerel Pozisyonlar
Siyasi düşünür Ahmed Hatvani

Soru-Cevap

İkinci Konuşma
Amerika’nın İnsanlığa Eziyeti ve Hilafet’in Bu Eziyeti Yok Etmesi

- Soru-Cevap bölümü ve dua -

Devamını oku...

Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti: El-Ebyad’ta Hizb ut Tahrir’in yeni ofisinin açılışı

  • Kategori Sudan
  •   |  

Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti:

El-Ebyad’ta Hizb ut Tahrir’in yeni ofisinin açılışı

Hizb-ut Tahrir’in El-Ebyad’ta açtığı yeni ofisinin açılış etkinliği

Pazar, 04 Ramazan 1439 H - 20 Mayıs 2018 M

(Basın Açıklaması için tıklayınız)

sudan vilayeti

İbrahim Osman'ın (Ebu Halil) konuşması

Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Resmi Sözcüsü

sudan vilayeti

Aslan parçalarının konuşması

Eymen Muhammed Cami ve Ahmed Süleyman ed-Desis

sudan vilayeti

Nasır Rıza’nın Konuşması
Hizb-ut Tahrir Sudan Vilayeti Merkezi İletişim Lecnesi Başkanı

“İslami Grupların İddialarına Cevap”

sudan vilayeti

Devamını oku...

Lübnan Vilayeti: Müminler ile gayri müslimler arasında tartışma programı

  • Kategori Lübnan
  •   |  

Lübnan Vilayeti: Müminler ile gayri müslimler arasında tartışma programı

Lübnan Uluslararsı Üniversitesinde laiklik ve din ile devlet ilişkisinin ayrılması hakkında tartışma etkinliği. Fikir Araştırma Derneğinin düzenlediği etkinliğe Şeyh Ahmed El Sufi ve Mühendis Beşar Bahsun katıldı.

Salı, 29 Şaban 1439 H - 15 Mayıs 2018 H

Devamını oku...
Bu RSS beslemesine abone ol

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER