Pazar, 28 Cumade’l Ûlâ 1448 | 2026/11/08
Saat: (Medine Saati İle)
Menu
ana menü
ana menü


حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Suriye Vilâyeti
Medya Bürosu

No: SR–BA–2026–MB–TR–15 H. 16 Cumâde’l Ûlâ 1448
M. Salı, 27 Ekim 2026

Kendi Ürettikleri ve İstismar Ettikleri “Terörle Mücadele” Bahanesiyle Ürdün Rejiminin Savaş Uçakları Havran’ın Çocuklarına Karşı Korkunç Bir Katliam Gerçekleştirdi

Suriye’deki halkımız, 27 Ekim 2026 Salı günü, Ürdün rejiminin savaş uçaklarının Dera’nın doğu kırsalındaki Lecât bölgesine bağlı Lutf köyünde bir aileye karşı gerçekleştirdiği korkunç bir katliamın haberiyle uyandı. Saldırıda üçü çocuk, biri kadın olmak üzere 7 kişi şehit olurken çok sayıda kişi de yaralandı.

Ürdün rejimi, bu bombardımanın Kerek vilayetindeki Hammud kasabasında bir kilisedeki cenaze törenini hedef alan saldırıya karşılık olarak gerçekleştirildiğini iddia etti. Ürdün ordusu, Dera kırsalındaki Muzeyrib ve Nasib gibi bölgelerde, “terör örgütlerinin yuvaları” olarak nitelendirdiği yerleri hedef alan yoğun hava saldırıları düzenlediğini duyurdu. Ürdün güvenlik birimleri ise Kerek saldırısını gerçekleştirenlerin tekfirci düşünceye sahip olduklarını ve Suriye’nin güneyindeki silahlı örgütlerle bağlantılarının bulunduğunu öne sürdü. Ürdün ordusu, operasyonun Şam yönetimiyle koordinasyon içerisinde gerçekleştirildiğini iddia ederken Suriye yönetimi bu iddiayı yalanladı. Bunun üzerine Ürdün, terörle mücadelede yıllardır sürdürülen koordinasyonun devam ettirilmesine ve iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesine önem verdiğini vurguladı. Suriye İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Nureddin el-Baba yaptığı açıklamada, “Terörle mücadele çabalarımızı sürdürüyoruz... Suriye ile Ürdün arasındaki koordinasyon, sınır sorunlarının çözümü için en uygun yoldur.” ifadelerine yer verdi.

Suriye Dışişleri Bakanlığı da konuya dair yaptığı açıklamada, “İki ülke arasındaki seçkin kardeşlik ilişkilerini bozmaya, fitne çıkarmaya, ortamı germeye ve kardeşler arasında krizler çıkarmaya çalışan şüpheli tarafların olduğunu.” söyledi.

Hammud kasabasındaki kilisenin cenaze töreninde hedef alınanlar gibi, ister Müslüman ister gayrimüslim olsun, masum sivillerin kanlarının dokunulmaz olduğu bilinen bir gerçektir. Bu tür eylemlerden yalnızca fesat ve zarar düzenleri ile Yahudi varlığı fayda sağlamaktadır. Zira bu eylemler İslam’ın çarpıtılmasına, ayrılık ve ihtilaf tohumlarının ekilmesine hizmet etmektedir. Böylece zaten İslam’a ve onun hükümlerine karşı sürdürülen savaşın “terör” bahanesi altında devam ettirilmesine gerekçe oluşturulmaktadır. Aynı zamanda bu olaylar, izzeti İslam’da arayan, İslam’a davet eden ve onun devletini kurmak için çalışan her samimi Müslümanı korkutmak ve baskı altına almak amacıyla istismar edilmektedir. Yöneticileri de dâhil olmak üzere ümmetin bütün düşmanları, dinimizin hükümleri ve şeriatımızın değişmez esaslarına karşı savaşma ve mücadele etme konusunda birleşmişlerdir.

Ürdün rejiminin Havran’daki halkımıza karşı işlediği bu korkunç suç, onun günah ve kötülüklerle dolu kara siciline eklenen yeni bir utanç lekesi olarak kalacaktır. Rejim, bu katliamla kendi imajını aklayacağını ve içerisinde bulunduğu krizleri dışarıya ihraç ederek onlardan kurtulacağını zannetmiştir.

Bu menfur ve alçakça suç, İslam ülkelerindeki rejimlerin silahları kendi tekellerinde tuttukları ve ümmetin ordularını, ancak öfkesinden ve ayaklanmasından korktukları ümmete karşı kendi tahtlarını korumak için seferber ettiklerini bir kez daha ortaya koymuştur. Ümmetin orduları, bize karşı fırsat kollayan düşmanlarımızla savaşmak için harekete geçirilmemektedir. Bu düşmanların başında da Gazze’de ve diğer İslam beldelerinde halkımıza karşı katliamlar gerçekleştiren Yahudi varlığı gelmektedir. Ürdün yöneticileri ve onların benzerleri, Gazze’de katliam gerçekleştiren Yahudi varlığına karşı kılını bile kıpırdatmamakta, içlerinde zerre kadar bir hamiyet veya hayâ duygusu uyanmamaktadır.

Sykes-Picot sınırları ve ümmeti birbirinden ayırarak paramparça eden kokuşmuş milliyetçilik bağı, ümmetin zillet, aşağılanma ve bağımlılık zincirlerinden kurtulmasının ve Yahudilerin Mübarek Toprak Filistin üzerindeki tahakkümüne son vermesinin önündeki en büyük engeller olmaya devam etmektedir.

Yahudi varlığının suçları, küstahlıkları ve saldırıları karşısında parmaklarını bile oynatmayan bu yöneticilerin; kendi halklarına karşı zorbalık yapmaları ve İslam ve Müslümanlara karşı mücadelede koordinasyon yarışına girmeleri ne kadar da utanç verici bir durumdur!

Havran’daki halkımız, saldırılar, komplolar ve ihanete varan bir yüzüstü bırakılmışlık içerisinde kuşatılmış durumdadır. Suriye yöneticileri ise yalnızca koordinasyon çağrısında bulunmakla yetinmişlerdir. Tıpkı Yahudilerin saldırıları karşısında kınama açıklamaları yapmak ve uluslararası kuruluşlara şikâyette bulunmakla yetindikleri gibi! Peki, özellikle de devrimin beşiği olan Havran söz konusu olduğunda, halkın işlerini gözetip yönetmek böyle mi olur?!

Rejimler arasında koordinasyon olsun ya da olmasın, Müslümanların kanları her yerde dokunulmazdır. Müslümanların arkasında savaştıkları ve kendisiyle korundukları bir kalkan olan halifeleri bulunmadığı sürece kanları, beldeleri ve mukaddesatları çiğnenmeye devam edecektir.

Allah’tan, bütün tebaanın işlerini adaletle gözeten, onların kanlarını koruyan, Dera kırsalında, Gazze’de ve diğer İslam beldelerinde halkımızın dökülen dokunulmaz kanlarının hesabını soran Hilafeti bizlere bir an önce nasip etmesini niyaz ediyoruz.

Bu ise ancak adalet, rahmet ve izzet devleti olan İslam’ın Nübüvvet metodu üzere Hilafet Devletinin gölgesi altında mümkündür. Bizler, Efendimiz Muhammed SallAllahu Aleyhi ve Sellem’in şu sözleriyle müjdelediği gibi, Allah’ın izniyle bu devletin yakında kurulacağına kesin olarak inanıyoruz:

ثُمَّ تَكُونُ خِلَافَةً عَلَى مِنْهَاجِ النُّبُوَّةِ “Sonra Nübüvvet metodu üzere Hilafet olacaktır.”

حزب التحرير
Hizb-ut Tahrir
Suriye Vilâyeti
Medya Bürosu
Adres Bilgileri ve Web Sitesi
Telefon: +8821644446132 Skype: TahrirSyria
www.tahrir-syria.info
E-Mail: [email protected]

Yorum Ekle

Gerekli olan (*) işaretli alanlara gerekli bilgileri girdiğinizden emin olun. HTML kod izni yoktur.

SİTE BÖLÜMLERİ

BAĞLANTILAR

BATI

İSLAMİ BELDELER

İSLAMİ BELDELER